logo

Üniversite Tercihleri

Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) hazırlanmak için senelerini veren gençler, tercih döneminde cevaplamaları gereken pek çok soruyla karşı karşıya geliyorlar. Bu hayati soruları ve cevaplarını sizin için araştırdık. Merak eden aileler ve çocukları için işte sorular ve cevaplar…

SORU1- İstediğim bölümlere puanım yetmiyor yine de tercih yapmalı mı yoksa bir sene daha mı hazırlan malıyım?

Tercihler sınav sonrası dönemin en kritik kararıdır. Sınavdan istediği sonucu alamasa da yeterli bir puana ulaşan öğrenci, aynı stresi bir daha yaşamamak, sırf ailesine ve çevresine mahcup olamamak için daha önce hiç düşünmediği şehirleri ve bölümleri ‘yeter ki üniversiteye yerleşeyim’ düşüncesiyle yazabiliyor.

CEVAP: Uzmanlar, bu durumda tercih yapma kriterinin sınavdan alınan puana göre şekillendirmek gerektiğini söylüyor.  Öğrenci ilk sene yeterli hazırlığı yapmamış ve puanı daha sonraki sınavla yükseltilecek düzeydeyse, istemediği bir bölümde okumasındansa bir sene daha hazırlanması doğru karar olur. Yurtdışında eğitim de bir başka çözüm. Ailenin maddi imkânları elveriyorsa tabi. Ayrıca yurtdışındaki üniversitenin YÖK tarafından onay alıp almadığına, mezuniyet diplomasının Türkiye’de geçerli olup olmadığına bakmak gerekiyor. Yalnız öğrencinin YGS ve LYS puanı, bir sene daha hazırlanarak yükseltilemeyecek kadar düşükse, öğrencinin kendisini zorlamadan iş hayatına atılması daha faydalı.

SORU2- Tercihlerde iyi üniversite mi yoksa iyi bölüm mü ön planda olmalı?

Kendine uygun ve sevdiği mesleği daha önceden tespit eden bir öğrencinin tercihleri bu bölüme ait birden fazla üniversite şeklinde olurken, bazılarında da bu tercihler tek bir üniversitenin eğitim, iktisat, sosyoloji, hukuk gibi çok farklı bölümlerinden yana yapılabiliyor.

CEVAP: Uzmanlar, bazı üniversitelerin popüler olması ve isim yapmasının iş bulmada kolaylık sağlayacağı düşüncesi ya da üniversitenin bulunduğu kentin durumunun öğrencilerin tercihlerinde etkili olmasının yanlış bir karar olduğu görüşünde. Öğrencilerin üniversite aşkı için bölüm aşkından vazgeçmemeleri gerektiğini söyleyen uzmanlar 4-5 yıllık eğitim sonrasında, istenmeyen bir işte çalışmaya başlamanın kişiyi mutsuzluğa sürükleyebileceği konusunda öğrencileri uyarıyor. Ya sevdiğin işi yap yada yaptığın işi sev, yoksa hayat karşında olur bir dev…

SORU3- Öğrenci istediği bölümü mü yoksa gelecek vaat eden bir bölümü mü seçmeli?

Sınavlarda yüksek puan almış öğrencilerin genelde düştükleri hatalardan biri de istemedikleri bölümü sırf çok rağbet görüyor diye tercih etmek.

CEVAP: Uzmanlar, aman  puanım ziyan olmasın mantığıyla asıl sevdiği bölüm yerine daha önce düşünmedikleri kendi yapılarına ters gelebilecek bölümleri sırf puanları yüksek ve popüler diye tercih edebiliyor. Öğrencilerin Bu kararlarında, genelde yüksek puanlı bölümlerin önünün daha açık olduğu düşüncesi etkili oluyor. Yalnız hızla değişen dünya şartlarında, bu gün yüksek puanlı yerlerin, 4-5 yıl içerisinde değerlerini kaybettikleri görülebiliyor ya da o alanda istihdam önemli ölçüde yavaşlamış olabiliyor. Bu düşüncelerle yapılan tercihler sonrası maddi getirisi yüksek bir işe başlanılsa bile maddi tatminin, mesleki tatmini ve işinizi zevkle görmeyi sağlayamayacağını da unutmamak gerek.

SORU4- Aile yakını yerler mi tercih edilmeli, yoksa şehir dışı mı?

Üniversite öğrencilerinin yüzde 70’lik bir bölümü, şehir dışında eğitim görüyor olsa da, ailesinden hiç ayrılmamış olanlar için üniversite seçimi zaman zaman ‘eve en yakın üniversite ve diğerleri’ halini alabiliyor.

CEVAP: Uzmanlar, özellikle kız öğrencilerin tercih dönemlerinde bu ikilemle çok sık karşılaştıklarını söylüyor. Öğrencilerin aile yanında istemedikleri bir bölüm okumalarındansa başka bir şehirde istedikleri bölümü okumaları daha mantıklı bir tercihtir. Kendi ayakları üzerinde durarak okumak kişiliğe daha çok şey kazandırır. Sonuç olarak uzmanlar, aile yanındaki bir üniversitede yer alan bölüm yerine onun eşdeğeri sayılabilecek şehir dışındaki bir bölümün seçilmesi tavsiyesinde bulunuyor.

SORU5- Vakıf üniversitesi iyi bir seçenek olabilir mi?

CEVAP: Şu anda 94 Devlet Üniversitesi’ne karşın 46 Vakıf Üniversitesi bulunmakta. Üstelik sağladıkları burs olanaklarıyla da vasatın üzerindeki devlet üniversitelerini seçebilecek öğrencilerin karşısına iyi bir alternatif olarak çıkabiliyor. Yabancı dil konusunda daha iddialı, öğrenci memnuniyeti konusunda daha dikkatli, sosyal olanakları daha geniş olabiliyor. Yalnız özellikle burslu öğrencilerin tercih öncesi üniversiteyle irtibata geçerek bursun kesilip kesilmeyeceği ve neleri kapsadığı konusunda detaylı bilgi edinmesinde fayda var. Diğer taraftan, eğitim kalitesi adına, burslu öğrenciler ve diğer öğrenciler arasındaki puan farkının ne kadar olduğuna dikkat etmek gerekiyor. İsim yapmış vakıf üniversitelerinde bu fark göz ardı edilebilecek düzeyde iken, yeni kurulan vakıf üniversitelerinde ise hem akademisyenlere hem de öğrencilere zorluk çıkaracak boyutlara varabiliyor.

Köklü devlet üniversitelerinde öğrencilere oturmuş eğitim kadrosu, barınma olanakları ve zengin bir kütüphane gibi fırsatlar sunulurken yeni kurulmuş devlet üniversitelerin hepsinde aynı fırsatlar olmayabiliyor. Ayrıca şehir dışındaki bir devlet üniversitesinin, aile yanındaki bir vakıf üniversitesi kadar maliyetli olabileceğini de hesaba katmakta fayda var. Bu konuda düşünülen üniversiteleri tercih etmeden önce iyi araştırmak lazım.