logo

Liseye Giriş Sınavı ve Geçiş Sistemi

Liseye girişte sınav maratonunun yerini lise tercihleri nasıl yapılmalı sorusu aldı. Bayramdan sonra öğrenciler liseye geçiş için iki ayrı liste yapacak. İlkinde istedikleri ilden okul seçecek, diğerinde eve yakınlığı dikkate alacaklar. Sistemin karışıklığı öğrenciler kadar velileri de tedirgin ediyor. Eğitimciler ise sınıf mevcutlarının artmasından endişeli. Özel okul için de uyarıyorlar: “Pahalı, kaliteli demek değildir.”

Ortaokul son sınıfı bitiren yaklaşık 1,3 milyon öğrenciyi lise için tercih heyecanı sardı. Ramazan Bayramı’ndan hemen sonra tercih maratonu başlayacak. 31 Temmuz-8 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek olan tercihler öncesi, öğrenciler kadar veliler de büyük bir telaş içinde. Okul seçme sıkıntısının yanında sistemin karmaşıklığı tedirginliği artırıyor. Bu yıl öğrenciler Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında yapılan merkezi yazılılardan ve okul notlarından elde ettikleri Yerleştirmeye Esas Puan’a (YEP) göre okullara dağıtılacak. İki tercih listesi hazırlayacak olan öğrenciler A grubuna yerleşemezse, B grubundan adresine en yakın okula yönlendirilecek. Bu nedenle ilk listede öğrenciler istedikleri ilden tercihte bulunabilirken, ikinci listede evine yakın okulları seçmesi ve tercihini de ikametgahını göz önünde bulundurarak yapması gerekiyor.

Geçtiğimiz yıl yüksek puanla öğrenci alan devlet okulları arasında, Galatasaray Lisesi, İstanbul Lisesi, Kabataş Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi, Cağaloğlu Anadolu Lisesi, Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi ilk sıralarda yer alıyor. Özelde ise İstanbul Fatih Fen ve Anadolu Lisesi, Safiye Sultan Fen ve Anadolu Lisesi, Özel Yamanlar Fen Lisesi, Özel Samanyolu Fen Lisesi,  Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Lisesi gibi okullar öne çıkıyor. Bu okulların kontenjanları geçen yılki rakamlar ile hemen hemen aynı. Anadolu liselerinde ise kontenjan 226 binden bu yıl 393 bine yükseldi. En büyük artış Anadolu İmam Hatip Liseleri’nde görüldü. Bu okullarda kontenjanlar geçtiğimiz yıla göre 5 kat arttı. Var olan ve dönüştürülen imam hatip liseleri ile birlikte okul sayısı 937’ye, okula alınacak öğrenci sayısı da ortalama 40 binden 200 bine çıktı. Bu durum sınıf mevcutlarını artıracak. Yasaya göre 34 olması gereken sınıf mevcudu yoğunluktan dolayı 40’a ve daha fazlasına çıkacak. Yine MEB okul yetersizliğinden dolayı kimi ilçelerin Anadolu liselerinde ikili eğitime geçti. İkili eğitim verilecek okullarda öğrenciler sabah 07.00’de derse başlayacak ve akşam 19.00’a kadar devam edecek. Bu da öğrencilerin evden çok erken saatlerde çıkması ve çok geç saatlerde dönmesi anlamına geliyor. Uygulama, güvenlik ve eğitimde verimlilik açısından sıkıntıları da beraberinde getiriyor.

Pahalı okul, kaliteli okul anlamına gelmez

Türkiye’de sayısı 5 binden fazla olan özel okullar da 2014-2015 eğitim öğretim yılı için öğrenci kaydı almaya başladı. Fiyatlarını açıklayan okulların ücretlerine bakıldığında rakam 7 bin liradan 50 bin liraya kadar çıkabiliyor. Ancak eğitimin kalitesini ücret belirlemiyor. Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Eş Başkanı Cem Gülan, “Kaliteli eğitimin bir bedeli var. Ama her pahalı okulun, kaliteli olduğunu söyleyemeyiz.” derken, velileri okul fiyatlarına göre tercih yapmamaları konusunda uyarıyor. En pahalı okulların tercih edilip sonrasında ücretlerin yüksekliğinden yakınıldığını hatırlatıyor. Düşük fiyatlı okullar arasında kaliteli eğitim verenlerin olduğunu vurgulayan Gülan, velilerin iyi araştırma yapmasını istiyor. Geçtiğimiz yıl düz liselerin Anadolu lisesine dönüşmesi ile velilerin okul bulmakta zorlandığına da işaret eden dernek başkanı, bu durumun özel okullara beklenildiği gibi olumlu yansımadığını belirtiyor ve ekliyor: “Geçen sene özel okullar açısından zor bir yıldı. Bu sene de dershaneden özel okula dönüşenler olacak ve rekabet daha da artacak. Bana göre bu yıl geçen seneden daha sıkıntılı bir sene olacak.”

Beylikdüzü Fatih Kolejleri Genel Müdürü Levent Eyüboğlu ise okul seçiminin karakter gelişimi, sınavlarda başarı ve mesleki planlama gibi birçok hayati meseleyi etkilediğine dikkat çekiyor. Eyüboğlu şu tavsiyelerde bulunuyor: “Anne- baba seçim arifesinde maddi olarak uygun olan okulu tercih etmeyi uygun görebilir. Ancak çocuğun karakter yapısı, yetenek, ilgi ve ihtiyaçlarını tam olarak karşılayabilecek bir okul tercihinde bulunmak isabetli bir yaklaşım olacak. Özel okul seçiminde, okulun ulusal ve uluslararası başarılarının yanı sıra verdiği değerler eğitimi de göz önünde bulundurulmalı. Yine anne ve babalar, okulun öğrencide mevcut başarısını artırmaya ve eksik yönlerini gidermeye yönelik geleceğe dair planlarının olup olmadığına dikkat edilmeli. Buna göre, okulun misyonu çocuğun 4 yıl sonra gelebileceği başarı seviyesini bilerek veliyi bilgilendirebilmeli, her yıl farklı kaynak ve destek çalışmalarla performansına katkı sağlayabilmeli. Günü kurtaran bir eğitim anlayışı çocuklarımızın geleceğini şekillendirmede etkin bir rol oynayamaz. Okulun, öğrencinin yeteneklerini ders dışı etkinliklerle de destekleyen, yabancı dil becerisi kazandıran, öğrencinin psikolojik durumunu tahlil eden niteliklere sahip bir yapıda olması da aranacak kriterler arasındadır.”