logo

Kolajen Nedir Cildimize ve Vücudumuza Faydaları Nelerdir

Kolajen, insan vücudundaki bağ dokusu ve kemiklerin esas maddesi bir tür lifli proteindir. Eklemlerimiz, kemiklerimiz, kas, tendom ve kirişlerimiz için vazgeçilmez, çok özel bir madde olan kolajen vücut dokularına sıkılık ve güç vermek için elastin maddesiyle birlikte görev yapar. Kolajen derimiz için de ayrıcalıklı özel bir destek moleküldür.

Peki kolajen ne işe yarar? Cilde güç, kuvvet, dayanıklılık, esneklik ve sıkılık vererek daha genç görünmesini sağlar. Bazı insanlar ileri yaşlarına rağmen diğer insanlara göre daha genç görünür. Bunun en temel sebebi bu kişilerin cildindeki kolajen üretiminin doğal olarak diğer insanların cildindeki kolajen üretimden daha fazla olmasıdır. Normalde insanlar yaşlandıkça ciltteki kolajen üretimi azalma eğilimindedir. Böylece yaşlandıkça ciltte kırışıklık, çizgiler, buruşma gibi belirtiler oluşmaya başlar. Ciltteki kolajen üretimini arttırmak bu tür yaşlanma belirtilerini ortadan kaldırmaya yardım eder.

Estetik uzmanları ve doktorlar hastalarının ciltlerinde daha genç bir görünüm sağlamak için işte bu kolajen maddesini kullanırlar. Bu estetik cerrahide hastanın cildine kolajen enjekte edilir. Kolajen enfekte edilen cilt daha dolgun görünür ve kırışıklıklar daha az görünür. Yalnız çoğu kolajen enjeksiyonlarının ömrü 6 ayı geçmemektedir.

Vücudumuz kendi kolajenini aslında kendi üretmektedir. Ne yazıkki yaş ilerledikçe bilhassa 40 lı yaşlardan sonra cilt de kolajen üretimini azaltmaktadır. Bu da cildin kendini bırakıp sarkması, gevşeyip kırışıp buruşması yani erken yaşlanması anlamına geliyor. Kolajen bedenimizde eklem, kirişler, kas ve derimizin vazgeçilmezi. Malesef yaşımız 40-50’yi geçince bu önemli vücut destegimizin üretimi azalmaya başlıyor. Bu yüzden yaşlıyken de sağlam ve güçlü kaslara, kemiklere, eklemlere ve diri bir cilde sahip olmak istiyorsanız kolajenin dost ve düşmanlarını bilmeniz, doğal “kolajen desteklerinden” istifade etmeniz gerekiyor.

Peki, cilt sıkılığı ve yüz gençliği için çare ne? Çare biraz sınırlı da olsa yine de var: Ek kolajen veya kolajen hammaddesi GAG (Glikozaminoglikanlar) kazanmak! Besin desteği endüstrisi soruna çare aramak için son zamanlarda kaliteli kolajen destekleri üretmekte. Kolajen hapı, tozu, maskesi en yaygın yapay takviye ürünleridir.

Peki hangi kolajen destekten?
İki tip kolajen desteği var: Kolajen hidrozilatı ve jelâtin. İkisi de bağırsaklardan kolayca emilebilen proteinler. Tavsiye edileni kolajen hidrozilatı içeren ürünler. Kolajenin nereden elde edildiği de önemli, en çok tercih edileni de balık kolajeni.
Eklem sorunlarıyla mücadelede Tip2 kolajen daha çok öne çıkıyor. Düzenli kullanıldıklarında kolajen destekleri eklemlerdeki yapısal bozulmayı azaltıyor. Ağrıları az da olsa hafifletiyor. Kas kütlesini artırmada da faydalı olabiliyor.
Kolajenin cilt sorunlarında kullanımına gelince… Ağız yolu ile düzenli kolajen desteği cildi daha sıkı, daha esnek bir yapılanmaya yönlendiriyor. Yıpranma süreçlerini yavaşlatıp onarma yeteneğini güçlendiriyor.
Önemli bir bilgi de şu: Kolajen destekleri ciltteki çizgi ve kırışıklıkları azaltmak için cilt bakım kremlerine de eklenebiliyor. Ne var ki kolajen molekülünün çok büyük oluşu nedeniyle ciltten emilimi konusunda hâlâ ciddi kuşkularımız var.

İsterseniz birazda haplarla değil de doğal besinlerle kolajen üretimi nasıl artırılabiliriz ona bakalım…

Prof. Dr. Osman Müftüoğlundan Kolajen Dostu Besinler Yiyecekler 

1- Kolajenin doğal kaynakları hayvansal besinlerdir. Özellikle de kemikli etler. Sakatat grubu besinler. Mesela kelle paçalar, paça işkembe çorbaları! Tavuğu veya kırmızı eti kemikleriyle birlikte tencerede kısık ateşte uzun süre haşlayarak pişirdiğinizde de o yemeğin içine daha çok kolajen ve GAG geçiyor. Not: Özellikle eti kemiği ile birlikte (tavuk, hindi, kırmızı et) suda kısık ateşte kaynatarak pişirmek ve etin (ya da kelle paça) suyunu da besin olarak içmek çok etkili bir doğal kolajen desteğidir. Balık da önemli bir kaynak. Bilhassa buğulanmış ya da fırında hazırlanmış balıklar. Ve tabii ki kıkırdağı ile yenebilen hamsi, istavrit ve benzerleri.
2- Sebzelere ağırlık verin. Özellikle de havuç, balkabağı gibi turuncu sebzeleri, pancar, domates gibi kırmızı lezzetleri tercih edin. Turuncular lütein, A vitamini, kırmızılar, morlar likopen ve antosiyanin zenginlikleri nedeniyle hem kolajen üretimini destekler, hem de mevcut kolajenin yıkımını yavaşlatırlar.
Sebze-meyve listenizde anti iltihap özelliği nedeniyle ananas da mutlaka bulunmalı. Ananastaki bromelain önemli bir iltihap önleyici ve kolajen koruyucu.
3- Yumurta akını beyaz kısmını yiyin. Yumurtanın sarısı da kolajen dostu ama yine de güçlü lizin ve prolin içeriği nedeniyle yumurta beyazı kolajen üretimi bakımından daha önemli. Buğday rüşeymi, süt ürünleri ve lahanada bulunan prolin de önmeli kolajen destekleyicisidir.
4- Omega-3’ü ihmal etmeyin. Omega-3 zengini besinlerin hepsi güvenilir birer kolajen dostudur.
5- Turunçgili ihmal etmeyin. Portakal mandalina, greyfurt fark etmiyor. Hepsinin kabuğunun alt kısmındaki beyaz bölüm şifa kaynıyor. Bu alan mükemmel bir hesperidin kaynağı. Hesperidin ise çok güçlü bir iltihap baskılayıcı ve kolajen koruyucu.
Ayrıca tavuk derisi ve jelâtinde bulunan glisin ile susam ve yer fıstığında bol bulunan bakır da kolajenin dostları arasındadır.

Genc, sağlam, sağlıklı, mutlu, hayırlı uzun ömürler dileğiyle…